Soundtrack

18 Şubat 2017 Cumartesi

Klasik bi telefon

Fıııııvvvvvvv dırıdınnnnnnn dırımdınnnnn
Alo
Kuzuuummmmmmmmmm
Anamm
Nasılsın oğluşum?
Yapma anne kaç yaşındayım.
Tamam paşam nasılsın?
İyi anacığım sen?
Tek derdim sensin oğlum aç mısın açıkta mısın?
Tokum anne niye aç olayım. Pis pis dışardan yiyorsun di mi ah oğlum kanserojen onlar. Hem at eti mi it eti mi belli değildir. (devam devam devam....)Evlenseydin sıcak yemek yerdin (hooop bağladık konuyu)
Anne yine mi yav?
Yine. Uyuyamıyorum geceleri ben bu dünyadan göçünce ne yapacaksın oğlum sen bi başına?
Yav nereye göçüyorsun anne hem peder var ablam var.
Onlar da göçerse be oğlum.
Kavimler göçü mübarek.
Dalga geçme anneyle görüştüğün biri var mı?
Yok
Var da bana söylemiyorsan?
Yav yok darladın anne.
Asi olma oğlum, ben senin iyiliğini düşünüyorum. Teyzen de kız bakıyor sana...
Kapatıyorum.
Dur celallenme hemen baban telefonu istiyor yavrum.
Tamam ver
Naber hayta?
İyi baba senden?
Ananla uğraşıyorum n'olsun. Bi ihtiyacın var mı?
Yok baba gözünü seveyim annem beni olur olmadık aramasın müsait olduğumda ben ararım.
Tamam ben onu frenlerim. Hadi öpüyorum gözlerinden.
Sağ ol baba ben de öpüyorum ellerinizden.


Her anne böyle mi, benimki mi böyle bilmiyorum. Her telefon konuşması aynı olur mu, olur.

3 Aralık 2016 Cumartesi

Kış Adamı


Benim mevsimim başladı. Hava soğuk. İçim soğuk. Sabah arabayı sanayiye bıraktığımdan Erol abinin tamirhanesine kadar yürüyerek gidiyorum  "Ne lan bu halin? Don gömlek çıkmışsın." diyor. Halbuki gömlek değil kazak var üstümde. Millet bomba imha ekibi gibi üst üste giymiş geziyor darlanırım yürüyemem öyle. "Yağışsız havalarda böyle" diyorum. Arabanın işi bitmiş 400 papel ödeyip çıkıyorum. Ulan eski sevgilim gözümün nuru arabam her ay her ay nedir derdin bitmek bilmedi ama vermem seni ellere düşüncesiyle koyuluyorum yola.  Radyoyu açıyorum Kalben "Seni gördüğüm zaman dilim neden tutulur" diye giriş yapmış ufak ufak ilerliyor.
Tamam yine aklıma geldi. Uzaktan çekilmiş bir resim eklemiş en son onu kopyaladım bilgisayara. Çaldım diyelim evet daha doğru olur çaldım. Marketin önüne geliyorum park edecek yer yok. Dörtlüleri yakıp iniyorum arabadan dalıyorum dükkana. Tost ekmeği, 75lik, sigara, ufak kaşar alıp kasaya geliyorum. "Pardon bakar mısınız?" diye bir ses. Markette ne kadar insan varsa hep beraber kafa çeviriyoruz. "Uzun boylu montsuz beyefendi." Ulan bu nasıl tanımlama. Bakıyorum arabayı işaret ediyor, çıkamamış. Parayı çabucak ödüyorum. Madem önüne park ettim gördün markete girdiğimi ne demeye uyarmadın acele ettiriyorsun kadın diyecektim demeden ve göz teması kurmadan arabaya binip ilerledim. Montumun olmamasıyla diğer insanlardan ayrıldım, kış adamı olmak böyle bişeymiş demek.

-Görsel buradan alıntı.

26 Kasım 2016 Cumartesi

Yolun Açık Olsun Fidel

Sakalı, purosu, haki forması, Atatürk hakkında söylediği sözler aklımda kalan... Büyük bir devrimciyi kaybetti dünya bugün. Gözlerini açmaktan korkanlara cesareti öğrettin Fidel. Yolun açık olsun.